veda etmeden gitmek ne demek?

  1. (en)Take french leave.

take

  1. Çekmek (fotoğraf)
  2. Ele geçirmek, elde etmek
  3. Katlanmak, dayanmak, tahammül etmek
  4. (iş/yolculuk) (belirli bir zaman) sürmek
  5. Istemek, gerekmek
  6. Almak, içine sığmak
  7. Almak, kabul etmek
  8. (bir yemeğe) (tat verebilecek bir madde) koymak/katmak/ekmek/sıkmak; kullanmak
  9. Çekim. (para olarak) hasılat
  10. Almak

veda etmeden aceleyle gitmek

  1. (en)Bundle

veda

  1. Ayrılırken birbirine selam ve esenlik dileme
  2. Ayrılma
  3. Sevilen birinden veya yerden ayrılan.
  4. (en)Adieux.
  5. (en)Any of the most ancient sacred writings of Hinduism written in early Sanskrit; traditionallly believed to comprise the Samhitas, the Brahmanas, the Aranyakas, and the Upanishads.
  6. (en)The 4th cakra, with melakartas containing M1, R2, and G2, comprising numbers 19-24.
  7. (en)Or vedas - Veda means knowledge and the four vedas are basic scriptures of sanatana dharma which all yogis refer to as the ultimate scriptural authority.
  8. (en)Knowledge.
  9. (en)Literally, 'Knowledge', the authoritative scriptures of the Hindus.
  10. (en)Good-bye.

etmen

  1. Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör.
  2. Faktör.
  3. Etken.
  4. Birlikte ya da ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, koşullardan her biri.
  5. Zekâ ölçümünde, uygulanan iki ya da daha çok sayıda testten elde edilen sonucu belirleyen ve etkileyen böylece ayrı test puanları arasında bağlılaşma sağlayan varsayımsal özellik, yetenek ya da yetenek öğelerinden biri.
  6. (en)Factor, agent.
  7. (en)Agent.
  8. (en)Consideration.
  9. (en)Factor.
  10. (en)Consideration faktör.

gitmek

  1. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  2. Bir yere doğru yönelmek
  3. Götürülmek, gönderilmek.
  4. Tüketilmek, harcanmak
  5. Yakışmak, yaraşmak.
  6. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak.
  7. Sürmek, devam etmek
  8. Çıkmak, ulaşmak.
  9. (en)To suit.
  10. (en)To go with.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

veda etmeden aceleyle gitmekvedaveda etveda etmeveda etmekveda kabilindenveda konuşmacısıveda konuşmasıveda öpücüğüveda öpücüğü vermeketmediğini bırakmamaketmeetme bulma dünyasıetme bulursun, inleme ölürsünetme bulursun, inleye inleye ölürsünetme eyleme
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın