uzun mesafeli ne demek?
Long distance.
long
- Çok, uzun zaman
- Istemek, can atmak
- Uzun
- Uzun süren, yorucu
- Arzu etmek, özlemini çekmek, gözlemek, hasret kalmak
- Çok istemek, arzulamak, hasretini çekmek, özlemek
- Müddetince, müddetine kadar, çok vakit, çoktan.
- Mesafece uzun
- Çok, pek: geç
- Alışılmıştan uzun
uzun mesafeler arasi iletisim
Long distance communications
uzun mesafe
Long-distance.
mesafeli
- Arası olan, uzaklığı bulunan.
- İlişkilerde içtenliğe yer vermeyen
- İlişkilerde içtenliğe yer vermeyen bir biçimde
Distant.
Chilly.
Remote.
Offish.
Inapproachable.
Uncompanionable.
Frosty.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
uzun mesafeler arasi iletisimuzun mesafeuzun mesafe hedefiuzun mesafe kosucusuuzun mesafe koşucusuuzun mesafe koşusuuzunuzun açınıkuzun adımuzun adımlarlauzun adımlarla koşmauzun adımlarla yürümeuzun adımlarla yürümekuzun araçuzun atışuzun atlamauzu aletuzubuzubeuzubetuzubeti lisanmesafelimesafeli olmakmesafelikmesafemesafe belirlemekmesafe dürbünümesafe isaretimesafe katetmekmesafatmesafatı baidemesamesabmesabemesabesindemesabih
