twinkling ne demek?
- Göz kırpıştırma
- Pırıltı, pırıldama
- Bir an
- Göz kırpma, pırıltı, titrek ışık
göz
- Görme organı.
- Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
- İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
- Bakış, görüş.
- Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
- Delik, boşluk
- Çekmece.
- Terazi kefesi.
- Bk. ada.
- Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
twinkle
- Göz kırpıştırmak
- Pırıldamak
- Çabuk çabuk görünüp kaybolmak
- Biduziye yanıp sönmek
- Göz kırpıştırma
- Pırıldama, pırıltı
- Bir göz açıp kapama müddeti.
- Göz kırpmak, parıldamak, titrek parlamak, parlamak, ışıldamak
twinkler
- Kırpan veya kırpıştıran kimse (genellikle gözlerle alakalı)
- Göz kırpan veya kırpıştıran kimse veya şey
