tesadüf etmek ne demek?

  1. Rastlamak, rast gelmek, denk gelmek.

    Öyle bir tesadüf olsa ki bir saatçik şu doktorla oturup konuşabilse!

    M. Ş. Esendal

    Bunlar hakkında beni tatmin edebilecek hiçbir malumata tesadüf edemedim.

    A. H. Çelebi
  2. (en)Happen by chance, hap, happen.

tesadüf eden

  1. (en)Coincident.

tesadüf

  1. Yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
  2. Rastlantı, rast geliş.
  3. Bk. rastlantı
  4. Rastgelme. Bir şey kendiliğinden olma. Tedbirsiz meydana gelme. (Bak: Delil-i inayet)
  5. (en)Fortuity.
  6. (en)Chance.
  7. (en)Encounter.
  8. (en)Accident.
  9. (en)Conjunction.
  10. (en)Contingency.

etmek

  1. Bir işi yapmak
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Herhangi bir değerde olmak
  7. Vermek.
  8. Eşit değer kazanmak.
  9. (en)Step.
  10. (en)Say.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tesadüf edentesadüftesadüfe bağlıtesadüfentesadüfen bultesadüfen bulmaktesadüfen duymaktesadüfen gelen bemol ya da diyeztesadüfen gelmektesadüfen karşılaşmaktesadaftesadaf etmektesabitesabuhattesabuktesabürtesacületmeketmek yapmaketmeetme bulma dünyasıetme bulursun, inleme ölürsünetme bulursun, inleye inleye ölürsünetme eyleme
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın