tax allowance ne demek?

  1. Vergi indirimi
  2. Vergi muafiyeti
  3. Vergiye tabi olmayan gelir

vergi

  1. Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
  2. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik
  3. Çeşitli ülkelerde, almaç iyelerinden belirli sürelerde vergi biçiminde alınan para. (Örnek olarak Türkiye'de, almacın bulunduğu yerin nüfusuna ve almacın kullanılma amacına göre "Televizyon yıllık ruhsat ücreti" adı altında, değişen bir para alınır).
  4. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
  5. (en)Television licence fee.
  6. (en)Assessment.
  7. (en)Duty.
  8. (en)Excise.
  9. (en)Gabelle.
  10. (en)Imposition.

tax

  1. Suçlamak
  2. Mahkeme masrafını belirlemek
  3. Vergi, resim
  4. Külfet, yük
  5. Vergi koymak, vergi yüklemek
  6. Mahkeme masrafım tayin etmek
  7. İsnat etmek, yüklemek
  8. Külfet olmak, tüketmek
  9. Yük olmak, yormak

tax administration

  1. Vergi idaresi
  2. Vergi dairesi

allowance

  1. Hoşgörü, tolerans
  2. İzin, müsaade
  3. Tahsisat, harçlık, aylık, haftalık vb
  4. Bırakma
  5. Karşılık
  6. Müsamaha, göz yumma
  7. İtiraf, kabul, teslim
  8. Fiyat indirimi, tenzilat
  9. Yedek pay
  10. Harçlık bağlamak.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

taxtax administrationtax advantagetax anticipation bondtax anticipation notetax assessmenttax assessortax authoritytax avoidancetax basetata 25ta başındanta be kıyametta bekeyallowanceallowance for cashallowance for deceaseallowance for lodgingallowance raceallowabilityallowableallowable defectsallowable expensesallowable loadallowallow accented uppercaseallow accessallow additionsallow any
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın