tanıdık çıkmak ne demek?

  1. Önceden birbirlerini tanımış olmak, bildik çıkmak.

    İşe yeni başlayan müdür, memleketten tanıdık çıktı.

  2. Bir şeyi daha önceden öğrenmiş, duymuş olmak

    Sırrı Bey, bu iki ada hemen tanıdık çıktı ve artık oturduğu koltukta büsbütün uzanarak, bekliyoruz paşam, dedi.

    Y. K. Karaosmanoğlu

tanıdık

  1. Tanışılıp konuşulan (kimse), bildik, tanış
  2. Daha önceden bilinen, görülen, aşina
  3. (en)Familiar.
  4. (en)Friend at court.
  5. (en)Acquaintance.
  6. (en)Contact.
  7. (en)Friend.
  8. (en)Contact man.
  9. (en)Speaking acquaintance.

tanıdık olmayan

  1. (en)Unfamiliar.

çıkmak

  1. İçeriden dışarıya varmak, gitmek
  2. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek
  3. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak
  4. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek
  5. Süresi dolduğunda ayrılmak.
  6. Yapılmak, yürümek.
  7. Yetişecek ölçüde olmak.
  8. Eksilmek.
  9. (en)Exit.
  10. (en)Point.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tanıdıktanıdık olmayantanıdıkçatanıdıklıktanıdıtanıtanı analitik fonksiyontanı iletisitanı işlevitanı kipiçıkmakçıkmakbeyçıkmaklıkçıkmaçıkma desteğiçıkma durumuçıkma durumu ekiçıkma grubuçıkçık dışarıçıkacakçıkacak olançıkaççıbançıban ağırşağıçıban başıçıban işlemekçıban var
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın