tam toplayıcı ne demek?
Full adder
full
- Yıkayıp büzmek
- Yıkayıp çektirmek
- Dibek içinde kül ve sabunla dövüp yıkamak
- Bir şeyin dolusu, bir şeyin olgunluk mertebesi
- Dolu
- Meşgul
- Boş olmayan, tutulmuş
- Tok
- Tam, tüm
- Azami derecede
tam
- Eksiksiz, kesintisiz
- Bütün, tüm.
- Zaman ve yer için anlamı kesinleştirir
- Uygun olarak, tıpkı, aynı.
- Sırasında, anında
- Gerçek, ehliyetli, yetkin, kusursuz
- Amerikan doları.
- Bk. belgin
- Yeme. Tad. Lezzet. Zevk. (Osmanlıca'da yazılışı: ta'm)
Telecommunications Automation Model.
tam açı
- Açının bir kenarını, tepesi çevresinde döndürerek elde edilen açı.
- Ölçüsü 360° olan düzlemsel açı.
Perigon angle.
Angle plain
toplayıcı
- Bk. devşirici
- Yüzdürmede (flotasyon) kullanılan mineral taneciklerinin hava habbecikleri ile taşınma verimini artıran, ksantatlar gibi bir madde.
- Kentin arkdüzenini yoketme yerlerine ya da denizin derinliklerine bağlayan anaboru.
Main sewer.
Picker.
Collecteur, êgoût
Türetilmiş Kelimeler (bis)
tamtam açıtam adtam adamıtam adamına çatmaktam adamını bulmaktam adı denetletam agonisttam ağ yolutam akciğer sesitata 25ta başındanta be kıyametta bekeytoplayıcıtoplayıcı antentoplayıcı bobintoplayıcı böbrek borucuğutoplayıcı dozölçertoplayıcı ışıktoplayıcı ışıklıktoplayıcı ışıldaktoplayıcı ızgaratoplayıcı kanal
