substantive ne demek?
- Geçici olmayan
- Mevcudiyet ifade eden
- Bağımsız, müstakil
- Dayanıklı
- Sabit, devamlı
- Tözel
- Varlık belirten
geçici
- Çok sürmeyen
- Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı
- Bulaşan, bulaşıcı.
- Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu
- Muvakkat. ~ yazım:muvakkat tescîl.
Interlocutory.
Temporary.
Transient.
Provisional.
Pro forma.
substantive law
- Hakları tanımlayıp düzenleyen hukuk
- İzari hukuk
- Maddi hukuk
substantively enacted
- Yürürlüğe girmek üzere olan
