soğukkanlı at ırkları ne demek?
- Kuzey Batı Avrupa'nın soğuk iklimli yerlerindeki at ırkları.
Cold blooded horse breeds.
soğukkanlı
- Olaylara ve gelişmelere sakin, ılımlı ve temkinli yaklaşan (kimse), serinkanlı
- Vücut ısıları çevre ısısına göre değişen balık, kurbağa, böcek gibi değişken ısılı canlılar, poikiloterm, ektoterm.
- Çevre sıcaklığındaki değişimlere bağlı vücut sıcaklığı gösteren, allotermal, ektotermal, poikilotermal.
Poikilotherm.
Allothermal, ectothermal, poikilothermal.
Cold-blooded.
Cool.
Calm.
Cold.
Cool-headed.
soğukkanlı hayvanlar
- (Yun. poikilos: değişik; therme: sıcaklık) Vücut sıcaklıkları, yaşadıkları ortamın sıcaklığına göre değişen hayvanlar (balıklar, kurbağalar, sürüngenler). Poikiloterm, ektoterm.
Cold blooded animals, poikilotherm, ectotherm.
Kaltblütler
Animaux à sang froid
at
- Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
- Astatin elementinin simgesi.
- Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
- Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
- Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.
ırk
- Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu
- Soy
- Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm.
- Bir tür içinde belirgin bir farklılık gösteren birey grubu; alt tür.
- Bir tür içinde ortak karakterlere sahip olan ve bu karakterlerini kalıtım yoluyla yavrularına geçiren hayvan grupları.
- Nesil. Zürriyet. Sülale.
- Alt tür.
Breed.
Race, subspecies.
Race.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
soğukkanlısoğukkanlı hayvanlarsoğukkanlı kalmaksoğukkanlı olmaksoğukkanlılığını korumaksoğukkanlılıksoğukkanlılıklasoğukkanlılıkla davranmakatat a clipat a crossroadsat a discountat a distanceat a draughtat a fearful rateat a full gallopat a gallopat a glanceaa 1a alfa lipoproteinemia b basımıa b c basımı
