sit cross legged ne demek?
- Bağdaş kurmak
bağdaş
- Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi.
- Vücudun, dik gövde ve çaprazlanmış bacaklarla, kabalar ve uyluklarda ellerle ayak uçlarını kavrayarak yere dayalı bulunduğu durum.
- Yakın arkadaş.
- Dost.
Sitting cross-legged.
Cross legged sitting.
Pose en croix
sit
- Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
- Bazı ayrıcalıklar dışında olgunlaşmamış bir hücreyi belirten son ek
To perch; to rest with the feet drawn up, as birds do on a branch, pole, etc.
To remain in a state of repose; to rest; to abide; to rest in any position or condition.
To lie, rest, or bear; to press or weigh; - - with on; as, a weight or burden sits lightly upon him.
To be adjusted; to fit; as, a coat sts well or ill.
To suit one well or ill, as an act; to become; to befit; used impersonally.
To cover and warm eggs for hatching, as a fowl; to brood; to incubate.
To have position, as at the point blown from; to hold a relative position; to have direction.
To occupy a place or seat as a member of an official body; as, to sit in Congress.
sit about
- Bos otur
cross
- Geçmek.
- Çapraz çizgiler çizmek
- İnto -e geçmek/girmek
- Üst üste atmak
- (over) üstünden/üzerinden geçmek/geçirmek.
- (under) altından geçmek/geçirmek.
- Geminin/uçağın rotasına aykırı esen (rüzgar).
- Karşıdan karşıya geçmek
- Çaprazlamak
- Çapraz işareti
legged
- Sonek ayaklı, bacaklı: bandy-legged paytak
- Long-legged uzun bacaklı
- One-legged tek bacaklı.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
sitsit aboutsit alanısit backsit downsit down strikesit down to worksit down undersit forsit for an examinationsisi bemolsi diyezsiasiai halcrosscross actioncross appealcross armcross assemblercross axlecross axle landing gearcross axle undercarriagecross beamcross beddingcros rezistanscrosabarcrosbycrosby testicrosier
