satma payı ne demek?
- Pul, piyango ve benzeri değerli kâğıtların satışında satıcısına ödenen pay.
Commission on sale.
Commission de vente, commission sur les ventes
satma
- Satmak işi.
Selling.
Sale.
Disposal.
Sell.
satmak
- Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak
- Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek
- Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek.
- Bir yolunu bularak birinden ayrılmak.
- Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek
- (Tul.): Bir jestin, bir mimiğin, bir tümcenin, bir bölümcüğün altını çizmek, vurgulayıp belirtmek.
To conclude a sale.
To effect on sale.
To put on a show of.
To get rid of.
pay
- Eşit bölüm.
- Ayak
- Birden fazla kişi arasında bölüşülmüş bir bütünden, bu kişilerin her birine düşen bölüm, hisse.
- Bayağı kesirlerden birinin eşit parçalardan kaç tane alındığını gösteren sayı: paydanın üstüne yazılarak yatık bir çizgi ile ondan ayrılır.
Dole.
Bear , in recompense for some action; 'You'll pay for this!'; 'She had to pay the penalty for speaking out rashly'; 'You'll pay for this opinion later' give money, usually in exchange for goods or services; 'I paid four dollars for this sandwich'; 'Pay the waitress, please' discharge or settle; 'pay a debt'; 'pay an obligation' do or give something to somebody in return; 'Does she pay you for the work you are doing?' make a compensation for; 'a favor that cannot be paid back' render; 'pay a visit'; 'pay a call' be worth it; 'It pays to go through the trouble'.
Equal part.
Desert.
Quantum.
Quotum.
