sadece bu değil ne demek?
Not only this.
not
- Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı
- Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece.
- Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı.
- Bk. yazıntı
- Safhaları ve soruşturma aşamalarının kaydedilmesi suretiyle, hem kolluğun yaptığı faaliyetlerin mahkeme safhasında ispatlanmasını hem de aradan uzun zaman geçse bile en ufak ayrıntıların hatırlanmasını sağlayan bir doküman.
- Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer.
Negation of a word or group of words; 'he does not speak French'; 'she is not going'; 'they are not friends'; 'not many'; 'not much'; 'not at all'.
Boolean Operator NOT is a word used to exclude terms in a computer search For example: clinton not hillary See also Boolean Logic, And, Or.
An operator used in Boolean searches to return a value when an item is not present.
Distress , hardship , misery , necessity , need.
sadece
- Yalnızca
- Sırf, yalnızca, başka bir şey bulunmaksızın
Just.
Only.
Simply.
Merely.
Exclusively.
Nothing but.
Nigh but.
Nothing else.
sadece akıl veren
Armchair.
bu
- Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.
- En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
- Koku
- Bk. bromourasil
In Aikido, Bu signifies valor and indomitable spirit, not contention and strife Aikido is the ultimate expression of Bu, which originally meant to keep two weapons from coming together.
Business Unit.
Butadiene-binder.
Bulgaria.
Present.
This.
değil
- Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime
Ain't.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
sadecesadece akıl verensadece aptallarsadece babadan olan kan bağısadece belgelersadece beni ilgilendirirsadece bit eşlemsadece dosyasadece dosyalarsadece dosyaları birleştirsadesade adusade ağsade ayinsade bir biçimdebubu abdestle daha çok namaz kılınırbu adam beni rahatsız ediyorbu akşambu akşam almam gerekiyor.bu akşam televizyonda iyi filmler var mıbu akşam yemeği ben ısmarlıyorum.bu alanı eklebu altın mıbu amaçlabb 52b addressb amplifierb and b
