runnel ne demek?
- Küçük ırmak, çay.
- Oluk, ark, çay, dere
küçük
- Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı
- Yaşı daha az olan
- Niceliği az olan
- Niteliği aşağı olan, bayağı.
- Geri aşamada.
- Değersiz, önemsiz
- Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan
- Kısık, parlak olmayan(ses)
Small.
Little.
runner
- Koşan kimse, koşucu
- Kaçak, kaçkın
- Makinist
- Kızak ayağı
- Çığırtkan, kâhya, simsar
- Ray
- Yerde kökler salarak uzanan bitki veya bu bitkinin sapı
- Yol halısı
- Uzunca ve ensiz masa örtüsü.
- Koşucu, atlet, yarışçı, yarış atı, ulak, haberci, çığırtkan, dağıtıcı, kaçakçı, ray, çark, saban demiri, palanga ipi
runner bean
- İng. çalıfasulyesi.
