radar tarama kabiliyeti ne demek?

  1. (en)Radar tracking capability

radar

  1. Radyo dalgalarının yankısını alarak cisimlerin yerini ve uzaklığını bulabilen, genellikle uçak ve gemilerde kullanılan cihaz.
  2. Trafik polisleri tarafından kullanılan, taşıtların hızını saptamaya yarayan aygıt.
  3. İçgüdü, seziş
  4. (en)System using pulsed radio waves to detect the position of objects by measuring the time a single pulse takes to reach the object and be reflected back.
  5. (en)Radar.
  6. (en)Measuring instrument in which the echo of a pulse of microwave radiation is used to detect and locate distant objects.
  7. (en)An instrument used to detect precipitation by measuring the strength of the electromagnetic signal reflected back.
  8. (en)Acronym for RAdio Detection And Ranging An electronic instrument used to detect distant objects and measure their range by how they scatter or reflect radio energy Precipitation and clouds are detected by measuring the strength of the electromagnetic signal reflected back.
  9. (en)Radio Detection And Ranging system used to detect the presence and location of objects by the transmission and return of an electromagnetic signal.
  10. (en)Radio Detection and Ranging.

radar

  1. Radyo dalgalarının yankısını alarak cisimlerin yerini ve uzaklığını bulabilen, genellikle uçak ve gemilerde kullanılan cihaz.
  2. Trafik polisleri tarafından kullanılan, taşıtların hızını saptamaya yarayan aygıt.
  3. İçgüdü, seziş
  4. (en)System using pulsed radio waves to detect the position of objects by measuring the time a single pulse takes to reach the object and be reflected back.
  5. (en)Radar.
  6. (en)Measuring instrument in which the echo of a pulse of microwave radiation is used to detect and locate distant objects.
  7. (en)An instrument used to detect precipitation by measuring the strength of the electromagnetic signal reflected back.
  8. (en)Acronym for RAdio Detection And Ranging An electronic instrument used to detect distant objects and measure their range by how they scatter or reflect radio energy Precipitation and clouds are detected by measuring the strength of the electromagnetic signal reflected back.
  9. (en)Radio Detection And Ranging system used to detect the presence and location of objects by the transmission and return of an electromagnetic signal.
  10. (en)Radio Detection and Ranging.

radar

  1. Radar seyir subayı, RIO, ABD Hava Kuvvetleri uçaklarında radar dedektörlerini kullanan subay (uçağŸın arka kısımında oturan)

tarama

  1. Taramak işi.
  2. Balık yumurtası ile yapılan bir tür meze.
  3. Gölgeleri yol yol ve çizgi çizgi olan (resim, harita).
  4. Hızlıca çift yönlü penalama.
  5. Televizyonda yayınlanmak üzere oluşturulan bir görüntüyü ince bir ışık demeti ile süpürerek, bir akımmıknatıssal dalgayı kipleyecek resme uygun imlemler elde etme.
  6. Televizyonda yayınlanmak üzere oluşturulan bir görüntüyü ince bir ışık demeti ile süpürerek, bir akımmıknatıssal dalgayı kipleyecek resme uygun imlemler elde etme.
  7. Bk. giriş.
  8. Bir elektron demetinin, alıcıda merceğin verdiği resmi çözümlemek, almaçta aynı resmi oluşturmak için, birincisinde ereği, ikincisinde görüntülüğü düzenli biçimde dolaşması.
  9. Bir bölgenin veya nüfusun özel bir amaç için ayrıntılı muayenesi.
  10. Cyprinidae familyasından olan sazan balığının yumurtalıklarının temizlenmesi, koruyucu katkı maddeleri eklenmiş tuzla salamura edilmesi, yarım fıçılara bir kat tuz, bir kat yumurtalık yerleştirilerek bir hafta bekletilmesi, tuzlu ve kanlı sularının süzülmesinden sonra ikinci kez fıçıya, yukarıda belirtildiği biçimde istiflenerek salamura edilmesiyle elde edilen havyar, sazan havyarı.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

radarradar radar alaniradar altimeterradar anteniradar approach controlradar beaconradar beamradar coverageradar cross sectionradafradaferadansaradappertisationradappertizasyontaramatarama ağıtarama aleti kullanmaktarama anahtarıtarama anahtaritarama araştırmasıtarama ateşitarama ateşi ettirmektarama atığıtarama cihazıtaratarabtarabatarabefsatarabenduz
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın