push button telephone ne demek?
- Tuşlu telefon
tuşlu
- Tuşları olan.
Push button.
push
- Itmek, dürtmek
- Sürmek, sevketmek, yürütmek
- Sıkıştırmak, tazyik etmek
- Saldırmak, üzerine hücum etmek, arkasını bırakmamak
- Tos vurmak, boynuz ile vurmak
- Dili kanunsuz yoldan uyuşturucu madde satmak
- Itiş, kakış, dürtüş, sürme
- Hücum
- Baş sıkılması, ihtiyaç, sıkıntı
- Basacak yer, düğme
push ahead
- Dili ilerlemek, ilerlemeye devam etmek. devam etmek.
button
- Düğme
- Tomurcuk, filiz,sürgün
- Küçük mantar
- Elektrik düğmesi
- Ar-go Kızılderililerin uyuşturucu madde niyetine çiğnedikleri dikensiz bir nevi kaktüsün ku-rutulmuş tepe kısmı
- (f) düğmelemek, iliklemek
- Düğme dikmek veya koymak, buttonwood çınar ağacı
- Düğmelemek
telephone
- Telefon
- Telefon etmek, telefonla konuşmak
- Telefon etmek, telefonda söylemek
Türetilmiş Kelimeler (bis)
pushpush aheadpush aroundpush awaypush backpush bicyclepush bikepush buttonpush button warpush button warfarepuspusa sibiricapusanpusarıkpusarmabuttonbutton actionsbutton boybutton cauterybutton colorbutton configurationbutton editorbutton facebutton head boltbutton headed screwbuttockbuttocksbuttombuttom layerbuttbutt endbutt hingebutt inbutt in on
