prosecutor ne demek?
- Davacı
- Savcı
davacı
- Dava eden kimse, müddei
- Bir yargılıkta dava açan kişi ya da tüzel kişi.
- Aranççı, dilemci.
- T. Dava açan.
Claimant.
Plaintiff, pursuer, claimant, litigant, suitor.
Litigant.
Plaintiff.
Prosecution.
Prosecutor.
prosecute
- Devam etmek, sürdürmek
- Yasal yollardan elde etmeye çalışmak
- Savcılık yapmak
- Bitirmeye çalışmak
- İlerletmek, ileri götürmek
- Yürütmek, takip etmek
prosecuting attorney
- Davacı avukatı
- İddia makamı avukatı
