prejudiced ne demek?

  1. Ön yargılı
  2. Peşin hükümlü
  3. Taraflı, etki altında kalmış

ön

  1. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
  2. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
  3. Bir kimsenin ilerisi
  4. Yakın gelecek zaman.
  5. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
  6. Önce olan, ilk.
  7. Civar, yöre.
  8. Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
  9. Bk. anteriyör
  10. (en)Front.

prejudiced opinion

  1. Önyargı

prejudiced person

  1. Önyargili insan

Türetilmiş Kelimeler (bis)

prejudiced opinionprejudiced personprejudiced personalityprejudiceprejudice s.o. againstprejudice s.o. in favor ofprejudiprejudgeprejudgementprejudgment
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın