pounce ne demek?

  1. Mürekkep kurutacak toz
  2. Kabartmalı bir düzeyin modelini çıkartmak için üzerine serpilen toz
  3. Toz serperek kurutmak veya cilâlamak.
  4. Yırtıcı kuş pençesi
  5. Saldırma, atılma, hamle
  6. Üzerine atılıp avlamak pounce at, pounce on birden üstüne atılmak, hamle etmek
  7. Ani olarak gelmek.
  8. Üstüne atılmak, saldırmak, dalıvermek, toz serperek kurutmak

mürekkep

  1. Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde
  2. Birleşmiş, birleşik.
  3. -den oluşmuş, -den olma
  4. Bk. birleşik
  5. Bk. birleşke
  6. (en)Consisted of compound.
  7. (en)Compound.
  8. (en)Composed of.
  9. (en)Made up of.
  10. (en)Artists'medium.

pounce at

  1. Birden üstüne atılmak

pouncet box

  1. Kapağı delikli bir cins parfüm kutusu.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

pounce atpouncet boxpoundpound alongpound foolishpouchpouch of douglaspouch or sacpouchedpouched mole
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın