posed ne demek?

  1. Temkinli

temkinli

  1. Davranışlarında ölçülü olan
  2. (en)Dignified.
  3. (en)Chary.
  4. (en)Gingerly.
  5. (en)Leery.
  6. (en)Slow and sure.
  7. (en)Sure-footed.
  8. (en)Undemonstrative.
  9. (en)Unflappable.
  10. (en)Waiting.

pose

  1. Şaşırtmak, hayrete düşürmek, susturmak.
  2. Poz vermek, tavır takınmak, taslamak, poz verdirmek, sormak, soru sorarak şaşırtmak
  3. Vaziyet almak
  4. Vaziyet takınmak
  5. Gibi görünmek
  6. Belirli bir vaziyette dikmek, vaziyet vermek
  7. Arzetmek
  8. Soru halinde ortaya atmak
  9. Vaziyet, poz, duruş
  10. Takınılan tavır.

pose as

  1. Kendine. süsü vermek,. kılığŸına girmek: The burglar, posing as a policeman, knocked on the door. Hırsız kendine polis süsü vererek kapıyı çaldı.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

posepose aspose attitudinizingpose toposeidonpospospos bıyıkpos bıyıklıpos.
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın