plague ne demek?

  1. Belâ musibet
  2. Taun, veba
  3. Dili baş belâsı, dert
  4. Uğraşmak, rahatsız etmek
  5. Eziyet vermek, başına bela kesilmek
  6. Belâsını vermek
  7. Bela olmak, belasını vermek, bezdirmek, cezalandırmak

bela

  1. İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum.
  2. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse
  3. Hak edilen ceza.
  4. Evet. (Nefiyden sonra isbat için söylenir.) Mesela: Kur'an-ı Kerim'de mezkur; Cenab-ı Hakkın ruhlara karşı, "Ben Azimüşşan sizin rabbiniz değil miyim?" diye sorduğunda, ruhlar $ Yani: "Evet sen bizim Rabbimizsin" dediler. (Bak: Bezm-i Elest)
  5. (c.: Belaya) Afet. Sıkıntı. Tasa, kaygı. Musibet. Mücazat. İmtihan. Dahiye. (Osmanlıca'da yazılışı: belâ)
  6. (en)Hassle.
  7. (en)Mess.
  8. (en)Scourge.
  9. (en)Scrape.
  10. (en)Tartar.

plague flea

  1. Sıçan piresi

plague on him

  1. Belasını bulsun

Türetilmiş Kelimeler (bis)

plague fleaplague on himplague s.o. withplague smb.s life outplague spotplaguedplaguesomeplageplagiariseplagiarismplagiaristplagiarizationplaplacabilityplacableplacardplacard to
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın