pipe ne demek?
- Boru çalmak
- Kaval, düdük
- Şeritle süslemek, sutaşı geçirmek
- Pipo, çubuk
- Bir çubukluk tütün
- Silistre, silistre ile verilen kumanda
- Nefes borusu
- 550 litrelik şarap fıçısı
- Hoparlörle duyurmak, ince sesle söylemek
- Düdük çalmak
- Düdük çalarak kumanda vermek
- Borularla teçhiz etmek
- Elbiseyi şeritle süslemek
- Kaval çalmak, düdük çalmak, ıslık çalmak
- Boru ile taşımak, boru hattından sevk etmek
boru
- Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir
- Borazan
- Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. Temel parçacıkları algılayan Geigerborulanndan televizyon görüntüborusuna ve eksicikborularına değin değişik kullanım yerleri vardır.
Tube.
Tubing.
Blare.
Pipe.
Trumpet.
Horn.
Clarion.
pipe bending machine
- Boru bükme makinesi
pipe bowl
- Lüle
