perfuse ne demek?
- Serpmek
- Sıvamak, üzerine sürmek
- Üzerine dökmek.
- Serpmek, serpilmek
serpmek
- Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak.
- Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek
- Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.
- Vermek, saçmak.
- Bk. dağıtmak
Scatter.
Sprinkle.
To sprinkle.
To scatter.
Strew.
perfusion
- Sıvı ilaçları vücuda verme
- Bkz. perfüzyon
- Serpme, serpilme
perfume
- Esans
- Güzel koku vermek
- Parfüm
- Parfüm sürmek
- Güzel koku, rayiha, ıtır.
