page data set ne demek?

  1. Sayfa veri kümesi

sayfa

  1. Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri, sahife.
  2. Gazete, dergi vb. yayınlarda özel bir alan için ayrılmış bölüm.
  3. Konu.
  4. (en)Paginal.
  5. (en)Page.
  6. (en)Leaf.
  7. (en)Foil.

page down

  1. Sonraki sayfa

page down key

  1. Sonraki sayfa tusu

data

  1. Veri.
  2. Aslında kendileri ekonomik olmayan ancak ekonomi dünyasını dışarıdan kuşatan veya çerçeveleyen, nüfus, teknik bilgi, hukuk düzeni ve yönetim biçimi ögelerinden her biri.
  3. Veri
  4. (en)Data.
  5. (en)Collection of facts from which conclusions may be drawn; 'statistical data'.
  6. (en)Facts represented in a readable language on a durable medium Data on its own carries no meaning Empirical data are facts originating in or based on observations or experiences A database is a store of data concerning a particular domain Data in a database may be less structured or have weaker semantics than knowledge in a knowledge base Compare data with information and knowledge.
  7. (en)Programs, files, and other information stored in, communicated, or processed by a computer.
  8. (en)Representation forms of information dealt with by information systems and their users [642 1-G-1].
  9. (en)Representation of facts, concepts, or instructions in a formal manner suitable for communication, interpretation, or processing by human beings or by computers.
  10. (en)Re-interpretable representation of information in a formalized manner suitable for communication, interpretation, or processing Operations can be performed upon data by humans or by automatic means Any representations such as characters or analog quantities to which meaning is or might be assigned A representation of facts or instructions in a form suitable for communication, interpretation, or processing by human or automatic means Data includes constants, variables, arrays, and character strings.

set

  1. (Mimarlık) Çevresi duvarlı, üstü düz, yerden yüksek yer. a. bk. balkon.
  2. Toprağın kaymasını veya suyun akmasını önlemek için yapılan kalın duvar.
  3. Bulunulan yerden daha yüksekte kalan düzlük.
  4. Kurmak
  5. Takım
  6. Belirlenmiş.
  7. Koymak; yerleştirmek, takmak, hazırlamak; düzenlemek; ayarlamak, belirlemek; batmak (güneş), batmak; yapmak; kararlaştırmak; dizmek; dikmek, ekmek; şekil vermek; kuluçkaya yatırmak; kakma işi yapmak (taş); süslemek; yazmak, çizmek
  8. Oturtmak.
  9. Tiyatro dekor, stüdyo düzlüğü
  10. Ateşli silahlarda namlunun içindeki helisin çıkıntı bölümü.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

page downpage down keypagepage addressingpage at a time printerpage boundarypage boypage breakpage faultpage filepagpagaent lanternpaganpagan religionpagandedatadata accessdata access arrangementdata access controldata access indata access objectsdata acquisitiondata adapter unitdata administratordata analysis cscıdatdat cartridgedat kartuşu
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın