püskürteç denet aygıtı ne demek?

  1. Püskürteçte, püskürtme basıncını ölçmeğe yarayan bası ölçerli aygıt.
  2. (en)Nozzle tester.
  3. (al)Düsenprüfgeraete

püskürteç

  1. Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, pülverizatör.
  2. Sprey.
  3. Bir özdeği çok ince damlacıklar ya da parçacıklar durumunda püsküren araç.
  4. Bir özdeği çok ince damlacıklar ya da parçacıklar durumunda püsküren araç.
  5. Kimi patlamasız motorlardaki püskürtme dizgesinin, yakıtı yanma odası içine püskürtenpüskürteç gövdesiyle memesinden oluşan bölümü.
  6. (en)Spray can.
  7. (en)Spray gun.
  8. (en)Sputterer.
  9. (en)Pulverizer.
  10. (en)Injector.

püskürteç gövdesi

  1. Püskürtecin, motor kafasına tutturulan, dış tarafında yakıt borularını, iç tarafında memeyi taşıyan ana bölümü.
  2. (en)Nozzle holder.
  3. (al)Düsenhalter
  4. (fr)Porteinjecteur

denet

  1. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
  2. Denetleme işi, teftiş.
  3. İşlemelikteki çalışmaları tamamlanmış bir filmin herhangi bir sakatı olup olmadığını anlamak üzere, dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
  4. (en)Control.
  5. (en)Inspection.
  6. (en)Supervision.
  7. (en)Audit teftiş.
  8. (en)Examination.
  9. (en)Film examination.
  10. (al)Filmprüfung

Türetilmiş Kelimeler (bis)

püskürteçpüskürteç gövdesipüskürteç iğnesipüskürteç memesipüskürterekpüskürtpüsküren sıvıpüsküren volkanpüskürgeçpüskürmepüskürme bacasıdenetdenet işlemdenetçidenetçi yazanağıdenetçilikdeneticideneticilikdenetilen değişkendenetilmedenetilmekdenedene holedenebdeneboladenef
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın