olanak vermek ne demek?

  1. (en)Make possible, enable, admit of, permit.

olanak vermemek

  1. (en)Make impossible, prohibit, forbid.

olanak veren

  1. (en)Permitting.

vermek

  1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek
  2. Bırakmak veya bağışlamak
  3. Ondan bilmek, atfetmek
  4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek
  5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
  6. Herhangi bir duruma yol açmak
  7. Eğlenceli toplantı düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
  8. Topluluk önünde sanatını göstermek, icra etmek.
  9. Verilen karşılıkla bir kimseyi söylediğine veya yaptığına pişman etmek
  10. (en)Bring.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

olanak vermemekolanak verenolanak irdelemesiolanak sağlamakolanak tanımakolanakolanakçılıkolanakdışıolanaklıolanaklı bileşimlerolana aykırı koşullu önermeolanolan bitenolan olduolaola kiolabildiğinceolabildiğince çabukolabildiğince faydalanmakvermekvermek istememekvermeverme aralığıverme durumuverme hedefiverme kaynağıverver kaçver yiyeyim, ört uyuyayım gözle, canım çıkmasınveraveracious
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın