ohm yasası ne demek?
- Düz akımın yeğinliğinin yük-süren kuvvetle doğru, çevrimin direnci ile ters oranla olduğunu deyimleyen yasa.
- Düz akımın yeğinliğinin yük-süren kuvvetle doğru, çevrimin direnci ile ters oranla olduğunu deyimleyen yasa.
- I=E/R, sabit elektrik akımının şiddeti, elektromotor kuvveti (E) ile doğru, devrenin gösterdiği dirençle (R) ters orantılı olduğunu belirten yasa.
Ohm's law.
Ohmsches Gesetz
Loi d'Ohm
Loi de Ohm
ohm kanunu
- Bk. ohm yasası
ohm
- Elektrik direnci birimi.
- Elektrik direnci birimi.
- SI direnç birimi. (Bir iletkenin iki ucu arasında değişmeyen 1 voltluk potansiyel farkı uygulanarak iletkende 1 amperlik akım oluştuğunda, iletkenin iki ucu arasındaki dirence denir).
- Si birim sisteminde kullanılan iki noktası arasında potansiyel farkı 1V ve geçen akımın 1A olduğu iletkenin gösterdiği elektrik direnci birimi.
Electrical resistance equal to the resistance of a circuit in which an electromotive force of one volt maintains a current of one ampere.
As defined by the International Electrical Congress in 1893, and by United States Statute, it is a resistance substantially equal to 109 units of resistance of the.
As thus defined it is called the international ohm.
German physicist who formulated Ohm's Law a unit of electrical resistance equal to the resistance between two points on a conductor when a potential difference of one volt between them produces a current of one ampere.
The unit of measurement of electrical resistance The resistance of a circuit in which a potential difference of one VOLT produces a current of one ampere.
The electrical unit of resistance The value of resistance through which a potential of one volt will maintain a current of one ampere.
yasa
- Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural.
- Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun.
- Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.
- Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü.
- Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel.
- Olaylar arasında düzenli bir bağıntıyı saptayan ve bir şeyin zorunlu olduğunu dile getiren genel önerme. Olayların gidişinde olağandışına yer vermeyen, değişmezlik ve zorunluluk gösteren kural (doğayasası).
- Değişmezlik ve zorunluluk niteliği taşımayan, ancak bir yükümlülüğü içeren, özgür bir istence dayalı kural (gereklilikyasası). .// Bu türyasa: a- Hukukta: Toplumda bireyler arası ilişkileri düzenlemek amacıyle devletçe konmuş yönerge ve kurallar, b- Ahlâkta: Törelerle ilgili davranışları düzenleyici buyruklar ve yönergeler; bir davranışın nasıl olması gerektiğini, ne yapmak gerektiğini gösteren kurallar. 3-Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması zorunlu olan temel -> belitler; mantık kuralları (düşünmeyasaları).
- Kanun; düzen; töre.
Law.
Act of congress.
