monoton ses tonu ne demek?
Chant.
monoton ses
Monotone.
monoton
- Tekdüze.
- Bk. tekdüze
- Bk. tekses
Monotonous , monotonic.
Monotonous.
Monotone.
Drab.
Humdrum.
Opaque.
Pedestrian.
ses
- Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün
- Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda yaptığı titreşim
- Duygu ve düşünce
- Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.
- Aralarında uyum bulunan titreşimler.
- (Derleme.. fonem,ses unsuru,seslik, ün) Kulağın duyabildiği titreşim.
- İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi.
- Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu.
Senior Executive Service.
Spongiform encephalopathy.
ton
- Bin kilogramlık ağırlık birimi.
- İnsan veya çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi
- Konuşmada sesin duyguları belirtecek biçimde çıkması
- Bir rengin koyuluk veya açıklık derecesi
- Ses titreşimlerinin yükselip açılması, titrem.
- Bir metre küp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı.
- Sesin değişik düzeylerdeki frekanslarının işitsel algısı.
- Tını
- Bk. titrem
- Bir renkteki derinlik ve parlaklık.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
monoton sesmonotonmonoton bir biçimdemonoton bir makamla okumakmonoton bir sesle konuşan kimsemonoton bir sesle söylemekmonoton fonksiyonmonoton hayatmonoton herhangi bir şeymonoton işmonotocousmonotokozmonoteistmonoteizmmonotelizmmonoterapimonotermisesses resim taşıyıcı aralığıses 1394ses absorpsiyon katsayısıses açısındanses ahengises aksettiren cihazses aktarmasıses alses alametlerisese constituer prisonnierse defendendose desimalse perdre
