meydan farı ne demek?

  1. (en)Boundary light.

boundary

  1. Limit, had
  2. Hudut, sınır

meydan açmak

  1. Sebep olmak: “Bu hareket, daha ileride kim bilir ne boğuşmalara meydan açacaktır?” -R. N. Güntekin.

meydan almak

  1. Gelişmek, yayılmak, geniş ölçüde olmak.

far

  1. Taşıtların ön bölümünde bulunan, kısa ve uzun mesafeyi aydınlatmaya yarayan ışık düzeneği
  2. Kadınların süs için göz kapaklarına sürdükleri çeşitli renkte boya, düzgün
  3. Bk. önışıtaç
  4. Fr. Otomobil, kamyon gibi nakil vasıtalarının önündeki kuvvetli lambalar.
  5. Fare, sıçan. (Osmanlıca'da yazılışı: fâr)
  6. Budak ve ağaç başı.
  7. (en)Headlight.
  8. (en)Young pig, or a litter of pigs.
  9. (en)Distant in any direction; not near; remote; mutually separated by a wide space or extent.
  10. (en)Remote from purpose; contrary to design or wishes; as, far be it from me to justify cruelty.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

meydan açmakmeydan almakmeydan bırakmamakmeydan bulamamakmeydan dayağımeydanmeydan günümeydan ı lahmmeydan kavgasımeydan kethüdasımeydmeymeyameyadinmeyadini harbmeyaminfarıkfarıkatfarımafarımakfarıtfarızafarızai zimmetfarfar afieldfar and awayfar and nearfar and wide
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın