make ne demek?

  1. Yapmak

    Who made this plan? / Bu planı kim yaptı?

  2. Etmek, yaptırmak, sağlamak
  3. Yapılış, yapı, şekil, biçim
  4. Yaratmak, yapmak, meydana getirmek, atamak
  5. Mamulât, marka
  6. Hasılat, randıman, verim
  7. Elde etmek
  8. Kazanmak
  9. Varmak

    The bus driver hopes he can make Antalya by ten o'clock tonight. / Otobüs şoförü Antalya'ya bu gece saat onda varabileceğini umuyor.

  10. Ilişki kurmak
  11. (yol)almak
  12. Zorlamak, mecbur etmek, yaptırmak

    They made me do it. / Onu bana yaptırdılar.

  13. Anlamak, anlam çıkarmak

    I can't make anything of this poem. / Bu şiirden hiçbir anlam çıkaramıyorum.

  14. Etmek, tutmak

    Two plus three makes five. / İki artı üç, beş eder.

  15. Düzeltmek, ulaşmak, erişmek, elek
  16. Yetişmek

    I wasn't able to make the eight-thirty boat. / Sekiz otuz vapuruna yetişemedim.

yapmak

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en)Accomplish.
  10. (en)Acquit oneself.

make a bargain

  1. Anlaşmak (pazarlık)

make a bed

  1. Yatak yapmak.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

make a bargainmake a bedmake a beelinemake a beeline formake a bidmake a bid formake a big haulmake a big splashmake a blundermake a bolt forMAKmak içinmak sayısımakamakabih
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın