münasebetsiz ne demek?

Kaydet

Anlamlar

  1. Ters, aksi

    Hep böyle münasebetsiz sıralarda beni arar.

    N. Cumalı
  2. Yakışıksız iş gören, sıra, saygı gözetmeyen (kimse)

    Doğrusu kızın huyunu bozan, bütün bu münasebetsiz kimselerdi.

    Y. K. Karaosmanoğlu

    Sinirli, ukala, münasebetsiz herifin biridir.

    N. Hikmet
  3. Uygun olmayan, yakışıksız, çirkin.

    Sanki görüşmemiz münasebetsiz bir safhaya girmişti de ister istemez lakırtıyı kesmiştik.

    İsmail Hakkı Baltacıoğlu
  4. (en)Undue.
  5. (en)Unbecoming.
  6. (en)Out of the way.
  7. (en)Naughty.
  8. (en)Malapropos.
  9. (en)Irrational.
  10. (en)Inexpedient.
  11. (en)Inconvenient.
  12. (en)Incongruous.
  13. (en)Inapposite.
  14. (en)Improper.
  15. (en)Impossible.
  16. (en)Impertinent.
  17. (en)Thoughtless.
  18. (en)Tactless.
  19. (en)Inopportune.
  20. (en)Inappropriate.
Reklam

İlişkili Kelimeler

Türemiş Kelimeler

Reklam