luxuriate in ne demek?

  1. Tadını çıkarmak
  2. Vakit geçirmek
  3. Tat almak

luxuriate

  1. Bol yetişmek
  2. Lüks yaşamak
  3. Pek çok zevk almak
  4. Külfetli şekilde yetişmek
  5. Bolluk içinde yaşamak

luxuriance

  1. Bolluk

in

  1. Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk.
  2. Mağara.
  3. İnsan.
  4. Bkz. kovuk, mağara.
  5. Koyun pisliği
  6. (edat) içinde, -de, -da
  7. (en)Lair.
  8. (en)Cave.
  9. (en)Hole.
  10. (en)Burrow.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

luxuriateluxurianceluxuriancyluxuriantluxuriantlyinin a bad conditionin a bad fixin a bad lightin a bad moodin a bad temperin a bad wayin a big hurryin a big wayin a bodyii 0i accepti adore youi agree
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın