line at karmak ne demek?

  1. Mana

mana

  1. Anlam
  2. Rüya, düş
  3. Belirli insanlarda, hayvanlarda, bitkilerde ve doğa öğelerinde alışılmışın dışında birtakım belirtiler ve işlevlerle kendini gösteren gizemsel, dinsel ve büyüsel güç.
  4. Bk. kutgüç
  5. İç, içyüzü.
  6. (Mana) İç, içyüz. Bir sözden veya birşeyden anlaşılan. Lafzın delalet ettiği şey. (Osmanlıca'da yazılışı: ma'na)
  7. Karmakta bedene verilen ad.
  8. (en)Meaning.
  9. (en)Significance anlam.
  10. (en)Significance.

line

  1. Dizi, sıra
  2. Kuyruk, sıra
  3. Dize
  4. Hat
  5. Çizgi, yol, hat
  6. Çizmek, çizgi çizmek
  7. Satır
  8. Ip, sicim
  9. Iplik
  10. Içine astar koymak, astarlamak

line activated telephone recorder

  1. Tan

at

  1. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
  2. Astatin elementinin simgesi.
  3. Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
  4. Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
  5. Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
  6. (en)Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
  7. (en)The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
  8. (en)The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
  9. (en)The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
  10. (en)The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.

karmak

  1. Karıştırmak, birbirine katmak.
  2. Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur veya hamur durumuna getirmek.
  3. Özellikle mersin balıklarının denizlerden nehirlere üremek için geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı.
  4. (en)Sturgeon lines.
  5. (en)Shuffle.
  6. (en)To mix.
  7. (en)To blend.
  8. (en)To shuffle.
  9. (en)To blend to shuffle.
  10. (en)To thrust sth into sth else.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

lineline activated telephone recorderline adapterline adaptorline aheadline amplifierline backerline blanking intervalline borderline breedinglinlinalinaceaelinagelinalolatat a clipat a crossroadsat a discountat a distanceat a draughtat a fearful rateat a full gallopat a gallopat a glanceaa 1a alfa lipoproteinemia b basımıa b c basımı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın