lawmaker ne demek?

  1. Meclis üyesi.
  2. Kanun yapıcı, kanuni

meclis

  1. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılan toplantı.
  2. Bu toplantının yapıldığı yer, şûra.
  3. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu
  4. Dostlar toplantısı
  5. Bir oyunun içinde -kişilerin sahneye girişleri ve çıkışlarıyla bölümcük adını alan- en küçük parça. Bölümcük. Kesim.
  6. Bk. sahne
  7. Oturulacak, toplanılacak yer.
  8. (en)Parliamentarian.
  9. (en)Assembly.
  10. (en)Council.

lawmaking

  1. Kanun yapan, kanun çıkarma ve yasallaşŸtırma süreciyle ilgili, yasayan; kanun çıkaran veya yasalaşŸtıran kişŸiye veya gruba ait veya ilgili

lawman

  1. Kanun adami
  2. Hukuk adamı, hukuk temsilcisi, kanunu uygulatan kimse (polis, şŸerif, vs.)

Türetilmiş Kelimeler (bis)

lawmakinglawmanlawlaw abidinglaw abiding citizenlaw agentlaw and justice
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın