knee high to a grasshopper ne demek?

  1. Çok kısa boylu.

çok

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
  2. Aşırı bir biçimde
  3. (en)Much.
  4. (en)Many.
  5. (en)Very.
  6. (en)Plenty.
  7. (en)Plentiful.
  8. (en)Good.
  9. (en)Fair.
  10. (en)Like hell.

knee

  1. Diz ile vurmak.
  2. Diz
  3. Dize benzer veya diz şeklinde şey
  4. Elbisenin diz üzerine gelen kısmı, diz yeri
  5. Hürmet veya selâm makamında diz bükme
  6. Diz ile vurmak

knee bend

  1. Diz çökme

high

  1. Büyük vites
  2. Rekor, zirve, uçma
  3. Barometrenin yüksek olduğu bölge
  4. Argo esrar tesiri altında olma
  5. Yüksek, ali
  6. Kendini beğenmiş, azametli
  7. Yüce, muhteşem
  8. Mağrur, kibirli
  9. Tiz, yüksek perdeden
  10. Kokmuş (et)

to

  1. -e
  2. -e doğru, yönüne doğru, tarafına
  3. Ile
  4. -e kadar, -e değin, derecesine kadar
  5. -e dair
  6. -e nazaran, -e nispetle
  7. -e göre
  8. Hakkında, için
  9. Mak, mek (mastar edatı).
  10. -e dogru

Türetilmiş Kelimeler (bis)

kneeknee bendknee bendingknee breechesknee capknee chest positionknee deepknee highknee jerkknee jointkneadkneadablekneaderkneadingkneading troughhighhigh accuracyhigh algebrahigh alloy steelhigh altitudehigh altitude aircrafthigh altitude bombinghigh altitude diseasehigh altitude enginehigh altitude flighthigglehiggledy piggledyhiggledypiggledyhigglerhiggling
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın