knee high to a grasshopper ne demek?
- Çok kısa boylu.
çok
- Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
- Aşırı bir biçimde
Much.
Many.
Very.
Plenty.
Plentiful.
Good.
Fair.
Like hell.
knee
- Diz ile vurmak.
- Diz
- Dize benzer veya diz şeklinde şey
- Elbisenin diz üzerine gelen kısmı, diz yeri
- Hürmet veya selâm makamında diz bükme
- Diz ile vurmak
knee bend
- Diz çökme
high
- Büyük vites
- Rekor, zirve, uçma
- Barometrenin yüksek olduğu bölge
- Argo esrar tesiri altında olma
- Yüksek, ali
- Kendini beğenmiş, azametli
- Yüce, muhteşem
- Mağrur, kibirli
- Tiz, yüksek perdeden
- Kokmuş (et)
to
- -e
- -e doğru, yönüne doğru, tarafına
- Ile
- -e kadar, -e değin, derecesine kadar
- -e dair
- -e nazaran, -e nispetle
- -e göre
- Hakkında, için
- Mak, mek (mastar edatı).
- -e dogru
Türetilmiş Kelimeler (bis)
kneeknee bendknee bendingknee breechesknee capknee chest positionknee deepknee highknee jerkknee jointkneadkneadablekneaderkneadingkneading troughhighhigh accuracyhigh algebrahigh alloy steelhigh altitudehigh altitude aircrafthigh altitude bombinghigh altitude diseasehigh altitude enginehigh altitude flighthigglehiggledy piggledyhiggledypiggledyhigglerhiggling
