kanık ne demek?
- Kanaatkâr.
- Tokgözlü.
- İnanç, kanı. 2. Kanmış, doymuş, tok gözlü (kimse).
kanıklanma
- Kanıklanmak işi.
kanıklanmak
- Edindiği bir şeyi yeter bulmak, yetinmek, kanaat etmek.
(ile edatıyla kullanılan fiil), halk ağzında.
(ile edatıyla kullanılan fiil), halk ağzında.