jet ile uçmak ne demek?
Jet.
jet ile çalıştırma
Jet propulsion.
jet
- Çok hızlı, tepkili uçak.
Jet plane.
Same as 2d Get.
Variety of lignite, of a very compact texture and velvet black color, susceptible of a good polish, and often wrought into mourning jewelry, toys, buttons, etc.
Formerly called also black amber.
Shooting forth; a spouting; a spurt; a sudden rush or gush, as of water from a pipe, or of flame from an orifice; also, that which issues in a jet.
Drift; scope; range, as of an argument.
The sprue of a type, which is broken from it when the type is cold.
To strut; to walk with a lofty or haughty gait; to be insolent; to obtrude.
To jerk; to jolt; to be shaken.
ile
- Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
- Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz.
- Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
With.
Together with.
Withal.
Plus.
By means of.
Hereby.
Upon.
uçmak
- Cennet.
- Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak
- Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak.
- Sıvı, gaz veya buhar durumuna geçmek.
- Rengi solmak
- Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek.
- Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak.
- Belirmek
- Patlayıcı madde ile parçalanmak.
- Yar, uçurum.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
jet ile çalıştırmajetjet agejet agerjet aircraftjet airlinerjet assisted take offjet avcı uçağıjet berry bushjet blackjet bombardıman uçağıjeje taimejealousjealous godjealous guyileile ayniile ayni zamandaile beraberile birlikteile böbürlenenile çalışmakile disari çikile doldurmakile doluilil halkıil ilköğretim kuruluil jandarmasıil özel idareleri
