incentive pay ne demek?
- Teşvik primi
teşvik
- Bir kimseyi kötü bir iş yapması için kışkırtma.
- İsteklendirme, özendirme
- Şevklendirme. Şevke getirme. Kışkırtma. Kaldırma. Cesaret verme.
Spurring sb on.
Abetment.
Inciting.
Inspiring.
Aid and comfort.
Encouraging.
Provocation.
incentive payment
- Prim
incentive payments
- Teşvik edici ödemeler
- Özendirici ödemeler
pay
- Eşit bölüm.
- Ayak
- Birden fazla kişi arasında bölüşülmüş bir bütünden, bu kişilerin her birine düşen bölüm, hisse.
- Bayağı kesirlerden birinin eşit parçalardan kaç tane alındığını gösteren sayı: paydanın üstüne yazılarak yatık bir çizgi ile ondan ayrılır.
Dole.
Bear , in recompense for some action; 'You'll pay for this!'; 'She had to pay the penalty for speaking out rashly'; 'You'll pay for this opinion later' give money, usually in exchange for goods or services; 'I paid four dollars for this sandwich'; 'Pay the waitress, please' discharge or settle; 'pay a debt'; 'pay an obligation' do or give something to somebody in return; 'Does she pay you for the work you are doing?' make a compensation for; 'a favor that cannot be paid back' render; 'pay a visit'; 'pay a call' be worth it; 'It pays to go through the trouble'.
Equal part.
Desert.
Quantum.
Quotum.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
incentive paymentincentive paymentsincentive premiumincentive prizeincentive awardincentive bonusincentive compensationincentive operationincentiveincentive schemeincenariincendiarismincendiaristincendiaryincendiary actionpaypay bırakmakpay a bribe topay a complimentpay a premium forpay a visitpay a visit topay accountpay alanpay almakpapa aralığıPA2PAAOpaasche fiyat dizini
