ile dolu olmak ne demek?

  1. (en)Be soaked in

be

  1. Türk alfabesinin ikinci harfinin adı, okunuşu.
  2. "Ey, hey, yahu" anlamlarında bir seslenme sözü
  3. Berilyum elementinin simgesi.
  4. (en)To live; to happen; to exist.
  5. (en)To exist actually, or in the world of fact; to have existence.
  6. (en)To exist in a certain manner or relation, whether as a reality or as a product of thought; to exist as the subject of a certain predicate, that is, as having a certain attribute, or as belonging to a certain sort, or as identical with what is specified, a word or words for the predicate being annexed; as, to be happy; to be here; to be large, or strong; to be an animal; to be a hero; to be a nonentity; three and two are five; annihilation is the cessation of existence; that is the man.
  7. (en)To take place; to happen; as, the meeting was on Thursday.
  8. (en)To signify; to represent or symbolize; to answer to.
  9. (en)Prefix, originally the same word as by; To intensify the meaning; as, bespatter, bestir.
  10. (en)To render an intransitive verb transitive; as, befall ; bespeak.

ile dolu

  1. (en)Assorti de qch, hérissé de, pleine de, pot de, rempli de, riche de.

ile doldurmak

  1. (en)Shoot through with

dolu

  1. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
  2. İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, boş karşıtı.
  3. Bir yerde sayıca çok.
  4. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan
  5. Boş vakti olmayan, meşgul.
  6. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.).
  7. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar).
  8. Tornacılıkta delik açılmamış (gereç).
  9. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
  10. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, çeşitli irilikte, iç içe katmanlı, yuvarlak ya da düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü.

olmak

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en)Be situated.
  10. (en)Happen.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ile doluile doldurmakileile ayniile ayni zamandaile beraberile birlikteile böbürlenenile çalışmakile disari çikilil halkıil ilköğretim kuruluil jandarmasıil özel idareleridoludolu ağırlıkdolu alt kategoridolu baklavadolu bantdolu bellekdolu çokgendolu dairedolu dikdörtgendolu doludoldolaba girmekdolabı sezmekdolakdolakçı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın