has a belly full ne demek?

  1. Gına geldi, yeterince sıktı, kızgın, bıkkın, aşŸırı miktarda var

has

  1. Özgü, öze, mahsus
  2. Katışıksız, en iyi cinsten, saf.
  3. Hükümdara özgü olan.
  4. İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse).
  5. Başmaklık.
  6. Yıllık geliri 100.000 akçeyi aşan dirlik.
  7. Osmanlı İmparatorluğu toprak düzeninde yıllık geliri yüz bin akçeden çok olan topraklardan alınan vergi.
  8. Çerçöp, ot parçaları.
  9. Reddetme.
  10. (en)Special.

has a bee in his bonnet

  1. Kafasına takmak, kafasında sürekli bir düşŸünce var

a

  1. Ülke, kurum ve yatırım araçlarının yüksek güvenilirlik aralığını gösteren ve derecelendirme kuruluşu tarafından verilen not. A'nın sayıları arttıkça güvenilirlik derecesi yükselir; işaret değişiklikleri her bir konum için olumlu veya olumsuz gelişmelere işaret eder (AA, AAA, A+, AA- vb).
  2. Yunanca yokluk ifade eden ön ek.
  3. Amper.
  4. Anot.
  5. Angström.
  6. Argon simgesi. (II)
  7. Kazanılmış bağışıklık yetmezlik sendromu.
  8. Bk. adres çözünümü iletişim kuralı
  9. (en)AIDS.
  10. (en)Association of Research-based Pharmaceutical Companies.

belly

  1. Karın
  2. Göbek
  3. Şişmek, şikayet etmek, yakınmak, sızlanmak
  4. Oburluk
  5. Rahim
  6. Herhangi bir şeyin içi veya şişkin olan kısmı

Türetilmiş Kelimeler (bis)

hashas a bee in his bonnethas a big mouthhas a bone to pick withhas a carhas a chancehas a coldhas a doctors degreehas a familyhas a finger in the piehaha ... ha ...ha aretzha bireha bugün ha yarınaa 1a alfa lipoproteinemia b basımıa b c basımıa b dizilemesia b sarmasıa bad hata bad marka bad sailorababaaba güreşiabacıabacılık
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın