hapishanede yatmak ne demek?
Pick oakum.
pick
- Toplamak, koparmak, yolmak, ayıklamak, didiklemek, karıştırmak (burun), kemirmek, seçip almak, seçmek, küçük küçük yemek, gagası ile toplamak, delmek, kazmak, çapalamak, sivri bir şeyle açmak (kilit vb.), yankesicilik yapmak, çekiştirmek
- Kazma
- Kürdan
- Mızrap
- Seçme hakkı veya fırsatı
- Elle toplanan meyva miktarı
- Ucu sivri bir şey ile, dürtme.
- Seçmek
- Delmek, delik açmak
- Kazmak
hapishaneden çikma
Jail delivery
hapishane
- Cezaevi.
- Bk. cezaevi
Jail.
Prison.
Gaol.
Cage.
Bull pen.
Choky.
Clink.
Cooler.
yatmak
- Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak
- Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek.
- Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek.
- Hastalık sebebiyle yatakta kalmak
- Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak
- Boş yere beklemek.
- İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.
- Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek.
Hit the hay.
Hit the sack.
