halt kneeling ne demek?
- Tek dizüstü
tek
- Eşi olmayan, biricik, yegâne
- Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri
- Bir kadeh içki.
- Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar.
- Yalnızca.
- Hiç, hiçbir
- İki ile bölünemeyen (sayı).
- Sessiz, hareketsiz, uslu.
- Biricik, eşi olmayan.
- Koşma, seğirtme.
halt karıştırmak
- Uygunsuz davranışta bulunmak ya da iş yapmak.
- Bkz. halt etmek
To be up to no good.
halt
- Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma.
- Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma.
- Uygun olmayan, beğenilmeyen şey
- Karıştırmak. Münasebetsiz söz söylemek. Bir şeyi bir şeye karıştırmak. Hata etmek.
Stop in marching or walking, or in any action; arrest of progress.
To hold one's self from proceeding; to hold up; to cease progress; to stop for a longer or shorter period; to come to a stop; to stand still.
To stand in doubt whether to proceed, or what to do; to hesitate; to be uncertain.
To cause to cease marching; to stop; as, the general halted his troops for refreshment.
Halting or stopping in walking; lame.
The act of limping; lameness.
kneeling
- Diz çökmek
- Diz çökme, diz veya dizlerinin üstünde yere doğru eğilme eylemi
