halt karıştırmak ne demek?

  1. Uygunsuz davranışta bulunmak ya da iş yapmak.

    Şu kendisine üç saniye gibi gelen bir saat on beş dakika zarfında ne halt karıştırmıştı.

    Sait Faik Abasıyanık
  2. Bkz. halt etmek
  3. (en)To be up to no good.

halt etmek

  1. Uygunsuz bir söz söylemek, uygunsuz davranmak, uygunsuz bir iş yapmak.
  2. (en)To say sth improper.
  3. (en)To do sth rude.

halt

  1. Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma.
  2. Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma.
  3. Uygun olmayan, beğenilmeyen şey
  4. Karıştırmak. Münasebetsiz söz söylemek. Bir şeyi bir şeye karıştırmak. Hata etmek.
  5. (en)Stop in marching or walking, or in any action; arrest of progress.
  6. (en)To hold one's self from proceeding; to hold up; to cease progress; to stop for a longer or shorter period; to come to a stop; to stand still.
  7. (en)To stand in doubt whether to proceed, or what to do; to hesitate; to be uncertain.
  8. (en)To cause to cease marching; to stop; as, the general halted his troops for refreshment.
  9. (en)Halting or stopping in walking; lame.
  10. (en)The act of limping; lameness.

halt a decline

  1. Bir şeyin kötüye gitmesini durdurma
  2. Gerilemeyi durdurma

karıştırmak

  1. Ayırt edememek, tam olarak seçememek.
  2. Göz atmak, üstünkörü okumak
  3. Karışma işini yaptırmak.
  4. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak
  5. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
  6. Kurcalamak, oynamak.
  7. Üstünkörü okumak, araştırmak, incelemek
  8. Bir yayında isteyerek yapılan karışma. (Yayını bozmak amacıyla yapılır).
  9. (en)Confound.
  10. (en)Disconcert.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

halthalt a declinehalt a processhalt etmekhalt etmişsinhalt kneelinghalt of nuclear testinghalt onhalt talkshalt tohalhal aykırılığıhal böyle ikenhal çekerliğihal değişikliğikarıştırmakkarıştırmakarıştırma borusukarıştırma çubuğukarıştırma köreltme sistemikarıştırma masasıkarıştırkarıştırankarıştırarak hazırlamakarıştırcakarıştırıcı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın