gelme açısı ne demek?

  1. (en)Angle of incidence.

angle

  1. (bir cisme ait) köşe
  2. Bakış açısı
  3. For (bir şeyi) kurnazlıkla elde etmeye çalışmak.
  4. Açı.
  5. Tarz, yol.
  6. Olta ile balık avlamak
  7. Köşeler yaparak dönmek, viraj almak
  8. El altından soruşturmak
  9. Ima yoluyla bir şeyi veya fikri öne sürmek
  10. Sivri köşe

gelme

  1. Gelmiş olan.
  2. Yetişme.
  3. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.
  4. Gelmek işi.
  5. (en)Coming.
  6. (en)Concourse.
  7. (en)Arriving.
  8. (en)Arrival.
  9. (en)Originating from.
  10. (en)Derived from.

gelmek

  1. Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak
  2. Geriye dönmek
  3. Oturmaya, ziyarete gitmek.
  4. İsabet etmek.
  5. Varmak, ulaşmak.
  6. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek.
  7. Ortaya çıkmak, doğmak.
  8. Belli bir süre dolmak
  9. (en)Put in.
  10. (en)Weigh.

açısı

  1. (en)Pain; ache, hurt, sting, gnawing, suffering, worry, heartbreak, sorrow, grief, misery, affliction, anguish, distress, pang.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

gelmegelmekgelmesi icap edengelmesini emretmekgelmesini sağlamakgelmeyen kimsegelgel castinggel demesi kolay ama git demesi güçtürgel denilen yere gitmeye ar eyleme, gelme denilen yere gidip yerini dar eylemegel electrophoresisaçısıaçısındanaçısalaçısal açıklıkaçısal aralıkaçısal avansaçısal bölgeaçıaçı karşı açıaçı çekimiaçı fonksiyonuaçı freze bıçağı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın