gözden düşme ne demek?
Dog house.
In bad.
Disfavour.
Disgrace.
In the doghouse.
dog
- Köpek
- (--ged, --ging) (bir isteğin üstüne düşerek) (birini) rahat bırakmamak. (kötü bir şey) peşini bırakmamak
- It
- Izlemek, takip etmek; yakasını kurtaramamak
- Kurt, tilki ve çakal gibi hayvan
- Bu hayvanların erkeği
- Herif, adam
- Değersiz ve kötü olan herhangi bir şey
- Kütükleri tutmak veya kaldırmak için kullanılan demir alet
- Çirkin ve sıkıcı kadın
gözden düşmek
- Sevgi, saygı ve ilgisini yitirmek. (Bir kişi veya şey) Değerini yitirmek, rağbet görmemek
To fall from grace.
To fall in esteem.
To fall into contempt.
To fall into disfavour.
To grow out of estimation.
gözden düşmüş
Discredited, under a cloud, out of favor.
düşme
- Düşmek işi.
Sag.
Fall.
Downfall.
Falling down.
Drop.
Descent.
Falling off.
Falling-away.
Flop.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
gözden düşmekgözden düşmüşgözden düşmüş kimsegözden düşmüş olmakgözden düşürmegözdengözden çıkarılabilirgözden çıkarılan birlikgözden çıkarmakgözden düşürmekgözdegözde çocukgözdegülgözdeğmegözdeğme sağaltımıdüşmedüşme alçalmadüşme dengesidüşme eğilimi olandüşme hastalığıdüşme kapakdüşme kapak makasıdüşme nedenleridüşme potansiyelidüşme rengidüşmandüşman ağzıdüşman başınadüşman çatlatmakdüşman düşmana gazel okumaz
