fret ne demek?

  1. Üzülmek, sıkılmak, söylenmek
  2. Üzmek, kızdırmak, sinirlendirmek, rahatsız etmek
  3. Aşındırmak, yıpratmak, eskitmek
  4. Aşınmak, yenmek, yıpranmak
  5. Çalkalandırmak, dalgalandırmak
  6. Yiyip bitirmek
  7. Çalkalanmak
  8. Kendi kendini yemek
  9. Endişelenmek, endişelendirmek
  10. Üzüntü, sıkıntı, öfke
  11. Telli çalgılarda klavye üzerinde notaların yerlerini belirlemek amacıyla bölümlenmiş ve parmakla basılan aralık.
  12. Aşınma
  13. Yenmiş yer
  14. (ted, ting) sazın parmak basacak taksimi, perde
  15. Kenar süsü
  16. Kenarını süslemek
  17. Kabartma yapmak
  18. Sazın perde taksimlerini takmak

fret and fume

  1. Söylenmek, mırıldanmak

fret buzz

  1. Bk. buzz

Türetilmiş Kelimeler (bis)

fret and fumefret buzzfret sawfret workfretboardfretfulfretfullyfretfulnessfretlessfretsawfreadfreadlnfreakfreak me outfreak of nature
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın