fork out or up ne demek?
- Ödemek
ödemek
- Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek
- Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek.
- Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek.
- Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek.
- Bir işin, bir görevin karşılığını vermek
- Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak.
Domicil, domicile.
Retire.
Settle.
Indemnify.
fork out
- Ödemek, uçlanmak
fork
- Bellemek
- Çatal biçimi vermek
- Yol veya nehrin çatallaşan yer veya kolu
- Çatallaşmak
- Ayrılmak
- Yerden bitmek (mısır)
- Çatal şekli vermek, çatallaştırmak
- Yol ayrımı
- Savurmak
- Nehrin çatallaşan kolu
out
- Dışarı çıkarmak, çıkarmak, dışarı atmak, kovmak, nakavt etmek
- Dışarı!, defol!, çık dışarı!
- Ünlem,, dışarı dışarıda
- Dışarıya
- Dışında
- Arasından
- Meydana, ortaya
- Sız (kalmış)
- Bütün bütün, tamamen: sonuna kadar
- Yüksek sesle
or
- Hlk. Kırmızıyla sarı arasında bir at donu.
- Oregon.
- Bağlaç yahut, veya
- Yoksa
- Altın sarısı
