fare kulaklı yarasa ne demek?
- (Myotis myotis) Yarasalar (Chiroptera) takımının yassıburunluyarasagiller (Vespertilionidae) familyasından (bk.) bir memeli türü. Uzunluğu 12 cm. Kuzey Amerika ve Eski Dünyada yaşar.
Large mouse-eared bat.
Mausohr
Grand chauve-souris murine
fare
- Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus).
- Sıçan.
- Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımından, sıçanımsılar'a (Myomorpha) mensup memelilerin genel adı.
To go; to pass; to journey; to travel.
To be in any state, or pass through any experience, good or bad; to be attended with any circummstances or train of events, fortunate or unfortunate; as, he fared well, or ill.
To be treated or entertained at table, or with bodily or social comforts; to live.
To happen well, or ill; used impersonally; as, we shall see how it will fare with him.
To behave; to conduct one's self.
Journey; a passage.
The price of passage or going; the sum paid or due for conveying a person by land or water; as, the fare for crossing a river; the fare in a coach or by railway.
fare 1
- Yol parası, bilet ücreti. taksi müşterisi. yiyecekler, yemekler.
- İki evcikli
- İşletim sitemi ve kayıtlarda bulunan yazılımların incelenmesi yöntemi.
- Sayısal delillerde daha önceden İnternet üzerinde ziyaret edilmiş sitelerine ait kayıt bilgilerinin tespit edilmesi yöntemi.
- İnternet üzerinde daha önceden ziyaret edilmiş siteleri gösteren dosyalar.
- İzomagnezyum halojenür ile aril asetik asit veya onun sodyum tuzuyla oluşan, Grignard reaktifine benzer bir belirteç.
- İndiyum elementinin sembolü. (II)
- Difüzyon akımı ile ona etki eden değişkenler arasındaki ilişkiyi veren eşitlik. id = 607 n D1/2 C m2/3 t1/6 Bu değişkenler analit reaksiyonunda söz konusu elektronların sayısı (n), difüzyon katsayısının karekökü (D1/2) ve damlayan civa elektrotunun kılcal sabiti (m2/3 t1/6)'dır.
- Koliform grubu bakterilerin ayırımında kullanılan testler grubu.
- İngiliz ve Arap safkanların çiftleştirilmesiyle elde edilen ve en az % 25 Arap Atı genotipi taşıyan at.
- 17. yüzyılın sonlarından itibaren yarış yeteneği yüksek olan İngiltere'nin yerli at ırklarıyla 30'un üzerinde Arap aygırı kullanarak kombinasyon melezlemesi yöntemiyle yarış yeteneği ve hız yönünden seleksiyon uygulanarak elde edilmiş, başı büyük ve uzun, kulakları sivri ve az hareketli, boynu uzun ve kuvvetli, cidago uzun kuvvetli ve yüksek, bedeni uzun ve yandan bakıldığında dikdörtgen şeklinde, 6 adet bel omuruna sahip, daha çok al ve doru seyrek olarak kır ve yağız donlarına rastlanan, iklime uyma yeteneği yüksek, yarış ve spor amaçlı yetiştirilen, at ırkları içinde en hızlı koşan bir at ırkı.
kulaklı
- Kulağı herhangi bir biçimde olan.
- Kulağa benzer çıkıntısı olan.
- Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir çeşit yatağan.
- İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tencere, kazan.
Aureate.
Having ears.
