exhort ne demek?
- Teşvik etmek
- Öğüt vermek
- Uyarmak, ikaz etmek
- Cesaret vermek, yüreklendirmek
- Akıl öğretmek
- Nasihat etmek
- Tavsiye etmek
- Tembih etmek, uyarmak
- İhtar etmek
teşvik
- Bir kimseyi kötü bir iş yapması için kışkırtma.
- İsteklendirme, özendirme
- Şevklendirme. Şevke getirme. Kışkırtma. Kaldırma. Cesaret verme.
Spurring sb on.
Abetment.
Inciting.
Inspiring.
Aid and comfort.
Encouraging.
Provocation.
exhortation
- Uyarı, tembih
- Teşvik edici söz
- Tavsiye
- Teşvik
exhortative
- Kuvvetli şekilde teşvik edici
- Cesaretlendirici
- Son derece cesaret verici
- Teşvik niteliğinde
