empty ne demek?

  1. Boş
  2. Yoksun, mahrum
  3. Dili aç
  4. Önemsiz, değersiz, anlamsız, yararsız, nafile, beyhude
  5. Verimsiz, meyvasız, semeresiz
  6. Bilgisiz, kof
  7. Boş olan herhangi bir sey
  8. Boşaltmak, tahliye etmek
  9. Akıtmak, dökmek
  10. Boşalmak, dökülmek.
  11. Boşaltmak, dökmek, içini çıkarmak, tahliye etmek, boşalmak, içini boşaltmak, dökülmek

boş

  1. İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı
  2. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal.
  3. Yapılacak işi olmayan, işsiz.
  4. Yararsız, nafile
  5. İşsiz bir biçimde
  6. Verimsiz.
  7. Anlamsız
  8. Habersiz, hazırlıksız
  9. El kaldırma aletlerinden olup bir ağ torba ve iki sopadan oluşan av aracı.
  10. (en)Empty net.

empty band

  1. Boş bant

empty belly

  1. BoşŸ göbek, boşŸ mide, boşŸ karın

Türetilmiş Kelimeler (bis)

empty bandempty bellyempty cartridgeempty catalogempty cells plotted asempty clusterempty columnsempty conjunctive normal formempty disjunctive normal formempty elementsemptied the bottleemptied the cupemptied the tillemptieremptiest
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın