durmaksızın ne demek?
- Hiç ara vermeden, durmadan.
Unceasingly, ceaselessly, without cease.
durmak
- Hareketsiz durumda olmak
- İşlemez olmak, çalışmamak
- Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek
- Dinmek, kesilmek.
- Varlığını sürdürmek.
- Var olmak.
- Beklemek, dikilmek
- Yaşamak.
Pack up, stall.
Run down.
durmak bilmeyen
Unresting.
